14 Şubat 2012

kimler kimler yuva kuruyoo ben niye kuramıyorum

uzun bir aradan sonra sevgili blogumuza yazmak istedim.konumuz ben ve bir türlü yoluna girmeyen aşk hayatım.şimdi benim hayatımda3 tane sevgilim oldu(takılmacalar sayılmaz onlar fasülye ).biri şu meşhur 4 yıllık olan.şimdi benden ayrıldıktan sonra bulduğu çirkin kızla birlikte hala.nerden baksan 1,5 2 yıldır çıkıyolar.ben 4 yıl bi ilişkiyi sürdürebildiğim için kendimle övünüyodum ama maharet adamdaymış.bildiğiniz gibi arkadaş kaldık biz onla.bi gün tartışırken ağzımdan 'senin bu huyun yüzünden yürütemedik işte' cümlesi çıkmıştı. sonra bana baktı,baktı dedi ki ; 'evet romantik o yüzden benim düzgün ve uzun süren bi ilişkim varken sen bi türlü kimseye dikiş tutturamadın.kırılmıştım ama haklı sanırım.neyse,sen benle çıkarken bi tiyatroya gidelim dedim diye burnumdan getiren,oflaya oflaya gelen adam şimdi piyano resitallerinden,müzikallerden çıkmıyo.gazete okumayan adamın şu an siyasi görüşlerini yazdığı bi blogu var ve ingilizce yazıyo.hayatından çıkınca kendini buldu resmen.
ikinci sevgilim namı değer mühendis tam bi,nası derler bilemedim,işte geleneksel,maço, kabadayımsı babacanımsı bi çocuk.
üçncü sevgilim motorcu,özgür ruhlu bi gün ararsın şurdayım der ertesi gün sen sormasan farklı şehirde olduğunu söylemez falan.flört ettiğimz dönemde bi gün ben yurtdışına gidiyorum dedi,ne kadar kalıcaksın dedim bilmiyorum sıkılınca dönücem dedi ve 1,5 2 ay gelmedi öyle diyim yani.özgür olsun adı bunun.bu özgür aynı benm 4 yıllık olana benziyo fiziksel olarak. hatta ikizi gibi ama ondan daha yakışıklı.ikisinden birini gördüğümde kafam karışıyo, aklım gidiyo öbürünün adıyla seslenicem diye o derece.hatta özgürü ilk gördüğümde sen benim eski erkek arkadaşıma çok benziyosun demiştim.o da bana çapkın bi bakış atıp 'benden nefret etmeni hiç istemem' demişti.aynı sınıftaydık hazırlıktayken ama günaydın dışında muhabbetimiz yoktu.hatta o sınıfta kimseyle muhabbetm yoktu benden nefret ediyodu hepsi.sonra sınıflar dağıldı,o erken bitirdi hazırlığı.arada bi uğradığını biliyodum bizim binaya o yüzden bakardım arada buralarda mı acaba diye ama hiç karşılaşmamıştık.meğerse o da bana bakarmış sürekli,hatta bi gün görmüş takip etmiş beni.yanıma gelip o yolu benmle yürümek istemiş sadece ama ben yürürken sürekli kulaklıkla gezdiğim için görmemişim.arkadaşı sormuş yakalayabildin mi diye 'kanat takıp uçtu gitti manyak' demiş :) yeni sınıfımda pek muhabbetimin olmadığı bi çocuk vardı.onun yakın arkadaşıymış meğerse,hep sorarmış beni ona.size garip gelmeyebilir ama bana çok garip gelmişti biririmizin hislerini bilmediğimiz halde ve günaydın günaydından başka bişey konuşmadığım biriyle karşılıklı hoşlanmak.tabii ben saf salak bi kız olduğum için o şüphelenmiş biraz ama emin olamamış. neyimden etkilendin diye sormuştum.kimseyi,hiçbişeyi sallamayışından,sorumsuluğundan,başına buyrukluğundan demişti.ama korkmuş bu kadar sorumsz bi kız bi ilişki yürütebilir mi diye.neyse biz bi şekilde yaz tatilinde başta face'ten tesadüfen konuşmaya başladık.sonrası malum sevgili olduk.o yurtdışındaydı ilişkimz boyunca.uzak mesafe ilişkisi yani.telefonda mesajda her şey güzeldi.beni görsen hayatımda ilk defa bu kadar huzurluydum bi ilişkide,inanılmaz değer gördüğümü düşünüyodum.mesela bi gün gece dışarı çıktım arkadaşlarımla.gitme demedi bana, iyi eğlenceler ben de şimdi yatıyorum zaten dedi normalde sürekli msj atan arayan adam hiç yazmadı gece boyunca.saat 4 müydü 5 miydi eve geldim bi baktım 10 dk önce tweet atmış.aradım sen uyumadın mı dedim.uyku tutmadı dedi ama beni beklemiş anladım. bu tarz bir sürü ince hareketi vardı işte.her şey böyle yolunda giderken ben bi kaza yaptım ve çok etkilendim.ilk uçakla istanbula yanıma geldi.beni her gün pansumana götürdü,yemek yedirdi ilgilendi.hatta sırf gece dikişime çarpar kolu diye kanepede uyumayı teklif etti.derken bi şey fark etttim.o bana aşık değildi.elimi tutunca dünyayı unutmuyodu,beni söylediği kadar önemsemiyodu,bunları kendiliğinden yapodu evet ama görev gibi içinden gelerek değil,samimi değil.sonra ben de ona bana aşık olmadığını söyledim.saçmalama seni seviyorum dedi.aşkı anlattım ona.bana hak verdi ve ağlaya ağlaya ayrıldık birbirimizden.(değmesin ellerimizi şarkımız ilan ettik).ben benimle aynı şeyleri hissetmediği için ağlıyodum, o da benimle aynı şeyleri hissedemediği için...
yani uzun lafın kısası sevgili okuyucular,benim aşk hayatımın düz bi çizgisi yok. birlikte olduğum insanlar birbirinden çok uç noktalarda.biri entel biri maço biri motorcu...aslında düz bi çizgisi olmayan benim sanırım ve aşk hayatım da bu yüzden bu durumda.hala kendimi arıyorum çünkü ben.hala ne istediğimi bilmiyorum.

ps:özgürle tanışma hikayemizi ayrılığımızı falan da aradan çıkardım sinsi sinsi :)
RomantiKomedi

5 Aralık 2010

ufak bi açıklama ve olayların devamı...


aşağıdaki yazı biraz kafa arıştırıcı olmuş ben şimdi kısaca özetliycem kim nedir ne değildir.öncelikle kaldığım yurdu anlatmam lazım.şöyle söyliyim benim kaldığım yurt pek yurt gibi değil.ev şeklinde,mutfaklı banyolu 3 oda bi salon bi daire.ve tüm apartmanda sadece bizim okuldan,istanbul üni.den ve galatasaray üni.den öğrenciler kalabiliyo.giriş çıkış saatimiz yok.hatta yurtta kalmadığım bi gecenin sabahında kuzenim yurdu aradığında güvenlik 'romantik şimdi kahvaltıya gitti arkadaşlarıyla' diye idare etti.ben tweety,kenafir ve iki tane daha arkadaşla aynı dairede yaşıyorum.tweety ve beni erkek arkadaşımın da içinde olduğu grupla tanıştıran kenafir hatta.tweetyle baya iyi anlaşıyoruz çok masum ve iyi bi kız.olaylara devam edicek olursak, o geceden sonra kenafir yüzüme bakmaz sanıyodum.çünkü bişeyi unutmuştum,kenafir düşmanını yakın tutmayı sever.daha önceki olaylarda gördüm bunu.ay görsen bi dengesiiiz bi dengesiiiz...çok mutluyum diyo üstünden 10 dakika geçmeden ve bi olay olmadan eşyaları kırıp dökmeye başlıyo,herkesi kendine aşık sanıyo(hatta kardeşim dediği insanları bile) ki öyle bi durum yok,sevgilimle aramı bozmaya çalışyo ve bunu çok sinsice yapıyo. bu benim saydığım sebeplerden birçok kişi rahatsızdı zaten.sonra bu haftaiçi bi msj aldım bi arkadaşımızdan.şey diyodu işte: saat 10'da diğer toplanmalarımızdan farklı olarak çay içmeye bekliyorum hepinizi,eksiksiz katılımınızı rica ederim.msjı aldığımda dedim hadiii bu sefer nolucak.gittik,çocuk meğerse hepimizi kenafirle bi daha görüşmek istemediğini söylemek için aramış.kenafiri rencide etmek veya kırmak için değil,bu konu herkes tarafndan bilindiği için ve tekrar tekrar konuşulmasını istemediği için hepimizi toplayıp konuşmuş.(çocuk çok acımasız gibi görünüyo şu an size ama yalnızken defalarca konuştular bu konuyu yine aynısı oldu) neyse işte kenafir bu sözün üzerine çekti gitti.herkes çocuğa hak vermesine rağmen kız konuşamayıp gidince mağdur taraf oldu.ilgi çekmek hoşuna gitti bi yandan da.görseniz,evde öküz gibi yiyo,dışarda iştahım yok diyo,gecelere akmaktan uykusuz oluyo,gözlerim ağlamaktan şiş ayağına yatıyo.bilerek makyaj yapmamacalar falan...şimdi aramızdan bazılarıyla görüşüyo bazılarıyla görüşmüyo.ya ben bi insanı sevmiyosam sevmiyorumdur belli ederim,görgü kuralları dahilinde samimi olurum, mesafemi koyarım.umursamaz falan değilim bu kadar politik olmak bana göre değil sadece.evinde böyle biriyle yaşamak zor.biri uyurgezer,biri sinsi biri uyuşturucu kullanır nerdeyim ben yaa :))

çok bunaldım


mutluyum mutluyum yazdım nazar değdi.o kadar tuhaf şeyler yaşıyorum ki...gossip girl gibi bildiğin.şimdi biz yaklaşık 20 kişilik bi grubuz.daha doğrusu onlar öyleydi biz bi arkadaşımla beraber sonradan dahil olduk.başta eğlenceli görünüyodu ama yoruldum.benim bile aklım almıyo artık bunların entrikalarını.herkes herşeyi biliyo ama kimse bildiğini söylemiyo.iki kişinin bildiği sır değildir muhabbeti var yani :) yok o ona aşık,yok bu bunu arkadaşıyla aldatıyo,dost görünenler kanlı bıçaklı çıkıyo...ciddi ciddi söylüyorum bunu,ben bütün bunları dizi olarak izlesem,oha çok abartıyolar derim kanalı değiştiririm.o kadar yük geliyo ki artık...hani anlattım ya biz bi arkadaşımla sonradan dahil olduk diye.o arkadaşımla (tweety diycem ona bundan sonra) konuşuyoduk 2 gün önce.aslında ikimiz de o konuşmada anladık ne kadar yorulduğumuzu.kimseye belli etmemeye çalışıyodum.dün erkek arkadaşımın evinde tekila partisi yaptık onun bi arkadaşı askere gidiyo diye.içince ciddi bi ifadeyle aranızdaki ilişkiler mide bulandırıcı demişim.aynı dairede kaldığım arkadaşıma yine aynı ifadeyle gerizekalı demişim.erkek arkadaşım durumu kurtarıp şakaya vurmak için bişeyler söylemeye çalışmış onu da terslemişim.sonra çok durulmuşum,herkesten kopup hüzünlü hüzünlü duvara bakıyomuşum. sevgilim neyin var neyin var diye sordukça da ben iyiyim sadece yorgunum diyomuşum.en sonunda sevgilimin beni konuşmak için içeri çağırdığını hatırlıyorum.ama neler söylediğimden tam olarak emin değilim.biz konuşurken o gerizekalı dediğim arkadaşım yurda dönmüştü.mühendis benim sözlerimin üzerine aniden kalkıp yurdun önüne gitmiş ve o kızı (kenafir olsun adı) aşağı indirip konuşmuş.ama ne konuştular bilmiyorum.hatta ben de konuştuklarını tweetyden öğrendim.tweety de kenafiri sevmiyo.sabah yurda geldiğimde içeri çekti beni bu olanları anlattı işte.işin ilginci ben dün uyurken,bugün hiç saçmalamadım iyi bari diyerek uyumuştum.sabah bi uyandım mühendis neyin var diye sordu.iyiyim sadece biraz yorgunum dedim yine.o da sinirlendi anlatman için illa içmen mi gerekiyo dedi.ben de döndüm dün sarhoş olan sendin ben değildim dedim.ki öyle sanıyodum cidden.hatta ben milleti 12 1 gibi kalktılar diye hatırlıyodum 4.30 da falan gitmiş herkes.tekila kadar bok bişey yokmuş bunu anladım.bi daha içmiycem demiyorum ama bi daha tekila içmiycem en azından.işin kötüsü mühendisle sabah ilk kavgamızı edince sinirle evden çıktım yurda geldim,olanları onunla konuşamadan.geri adım da atamıyorum.

28 Kasım 2010

tanışma hikayemizin özeti


yeni erkek arkadaşımla tanışma hikayemizi anlatayım bugün.hmm dur lakap bulalım bi.hadi bu da mühendis olsun madem hep mesleklerden gittim lakap takarken.şimdi bu çocuk benimle aynı dairede kalan arkadaşın kankası.bunların 15 20 kişilik bi arkadaş grubu var.daire arkadaşım da beni ve bi arkadaşı onlarla tanıştırıcaktı zaten.onlara bizden,bize onlardan çok bahsediyodu.bi gün mühendis daire arkadaşımı arıyo diyo ki romantik komedi kim.kız şaşırıyo nerden tanıyosun diye,bizim daireden bi arkadaşım diyo.mühendis de ne zaman tanışıyoruz diyo.meğerse face'te bi ortak arkadaşımızın profilinde görmüş resmimi.tabi ilk tanıştığımızda falan benim hiç haberim yok bu olanlardan.biz mühendislerin evine gittik bi gün.orda tanıştık.çok kalabalıktı ortam amaı çok kibar içten davranmıştı bana.ben daha yeni tanıştığım insanlar olduğu için mesafeli hatta biraz çekingendim herkese karşı.o yüzden alkol almadım sadece çay içtim.ama önceki gün çok uykum olduğundan koltukta uyuyakalmışım.kızlar beni uyandırmak istememiş,gitmişler. bi arkadaşımız ben sabah yabancılamıyım ortamı diye benimle kalmış.neyse sabah bi uyandım yabancı bi ev.o sırada da karamel mesaj atmış napıyosun nerdesin diye.dalga geçmek için tanımadığım bi yerde uyandım yazdım.yanında boncuk da varmış.bir korkmuşlar beni defalarca aradılar sanırım.boncuk diyo yerini söyle hemen oraya geliyoruz,bak iyisin dimi falan :)) neyse zar zor ikna ettim onları iyi olduğuma.mühendis beni okula bıraktı.ama o zaman daha hiçbir şey hissetmiyorum mühendise karşı.sonra başka bi gün tekrar mühendislerdeyiz,ben bu sefer içtim ve yine çok yorgundum.uyumuşum.mühendis de beni kucakladı içeri götürdü.ben uyandım o ara ama uyuyo ayağına yattım.bana ilgisi olduğunu hissetmiştim çünkü.beni izledi biraz.sonra bi kız arkadaşımızı çağırdı yanımıza içerdekiler yanlış anlamasın diye.kıza söylediklerini hala hatırlıyorum.içerdeki arkadaşlarına ben aşık oldum diye sesleniyo.onlar da saçmalama falan diyo.yanımızdaki kıza 'kanka ne güzel gözleri var dimi,kaşlarına hiç dikkat ettin mi,ya çok güzel kokmuyo mu bu kız'...ben bi yandan arada teşekkür ederim falan diye cevap veriyorum bi yandan uyuyo gibi davranıyorum.mühendis durup durup beni kokluyo.zaten kokumla tavlamışım hala öyle diyo :) işin ilginci avukat da kokuma aşık olduğunu söylemişti.neyse sabah uyandım mühendise sarılmışım falan.mühendis uyanık zaten.tepki veririm diye çok korkmuş da ben sakinmiş gibi davrandım.yine beni okula bıraktı.sonra daireye bi geldim kızlar nası dalga geçiyo.mühendisin kankası olan kız,benim telimi aldı uyuzluk olsun gülelim diye mühendise kanka naber yazdı.mühendisin cevap 'iyi sen' :)) çok güldük tabi.sonra dedim kim olduğunu söyle çocuğa.kız ismini yazdı ben x diye.mühendis de 'yüreğime iniyodu' yazmış.neyse gel zaman git zaman biz bu çocukla flört etmeye başladık.ama sonra ben öğrendim ki 3 yıldır birlikte olduğu bi kız varmış.kızla tanışmadığım için ve bana kimse söylemediği için bilmiyodum.öğrendiğim gece mühendise gittim.bu sefer evde yalnızdık.kız arkadaşın varmış dedim.seni ilk tanıdığımda vardı dedi.ben sebep olmak istemem diycektim ki sözümü kesti sebep sen değilsin romantik dedi. yeni bitmiş bi ilişkinin üzerine bi şeylere başlamanın doğru olduğunu düşünmediğim için biraz erteledik ama kısa bi süre sonra sevgili olduk.iyi anlaşıyoruz.bana çok huzur veriyo.o da benim gibi sakinlikten hoşlanıyo.birbirimizi kısıtlamıyoruz.ben onunla sevgili olduktan sonra gördüm aslında ne kadar çok ortak noktamız olduğunu.o da bana çok şaşırmış,çok kaprissiz bi kızsın diyo. avukat geçen gün şey dedi,seninle birlikte olduğu için mühendis çok şanslı dedi.nasıl mutlu musun diye sordu.huzurluyum istediğim buydu dedim.avukat da dedi ki 'babam yaşında adamla çıkıyosun,o adamdaki hayat tecrübesi ben de olsa ben de mutlu olurdum' :))) aramızda o kadar yaş farkı yok,mühendis de bizim okulda öğrenci,biraz avukatın abartmaları işte.bayram tatilinde mühendis bursaya geldi beni görmek için.o ara karamelle tanıştılar.ondan da onayı aldı.bilmiyorum,onunla ilgili uzun vadeli planlar yapmıyorum.daha doğrusu artık hiçbir durum hakkında uzun vadeli planlar yapmıyorum.sadece ben mutluyum :)
RomantiKomedi

22 Kasım 2010

mutluyum :)


İstanbula gelmeye bu kadar hevesli değildim ben aslında.Ama geldiğim andan beri sanki hep burada yaşıyormuşum gibi hissediyorum.Bursaya bir buçuk aydan beri ilk kez döndüm bayram sebebiyle.özlememişim...Bunun yeni erkek arkadaşımla da pek alakası yok aslında.ondan önce de mutluydum istanbulda.ne bileyim iyi insanlara denk geldim sanırım,seviyorum arkadaşlarımı. bi de daha önce hiçbir zaman kendi işini kendi yapmadım blog üyelerimiz bilirler.zorlanırım sanıyodum.ama kendi ayaklarımın üstünde durmaya mecbur olmayı sevdim.daha özgür hissediyorum artık.başka korkularım da vardı.mesela karamela şekerimle koparsak,eskisi gibi görüşemezsek,değişirsek diye.ama hiçbiri olmadı.haftanın en az bir günü beraberiz.karamelin yeni sevgilisi boncuk'a gidiyorum,bana yemekler hazırlamış oluyolar,boncuk gitar çalıyo biz berbat seslerimizle eşlik ediyoruz falan...güzel yani :) sadece bazen yoruluyorum vakitsizlikten. hem okulun sorumluluğu,hem evin yükü,hem arkadaşlarıma vakit ayırmak,hem hayatımda yeni birinin olması yalnız kalmayı özletiyor bana.avukat ona vakit ayırmadığım için alınmış bana. kaç kez anlatmaya çalıştım aslında benim için çok değerli olduğunu,bu durumun yeni bir düzen kurmaya çalışmamla ilgili olduğunu.anlamaya çalışmıyor.bu arada onun da bir kız arkadaşı var yazın başından beri.nedense yazmadım bloga işte...kızı tanıyorum.biz avukatla birlikteyken üçümüz aynı masada oturduk hatta.biz ayrıldıktan bir ay sonra da birlikte olmaya başladılar. ilk öğrendiğimde 2 gün salak gibi hissetmiştim.şimdi kızgınlığım yok.hayat işte diyorum.oyyy oyy nerden girdiiim nerden çıktım.bütün olanları hızlıca özet geçtim işte.arada atladığım çok şey var. vakit bulabilirsem,canım da isterse ayrı ayrı konu başlıkları altında incelerim bir ara.

RomantiKomedi

15 Eylül 2010

RomantiKomedi Tatilde


Sınavdı,sonuçlardı,tercihlerdi derken bi türlü tatile çıkamamıştım.İçimden de pek gelmiyodu aslında ama kışın pişman olmamak için dedim inelim güneylere.İlk gece sahilde oturdum bişeyler içtim falan ama tek başına da romantizm olmuyo ki.napsam napsam diye düşünürken bara geçmeye karar verdim.mutsuuuuz sinirliiii otururken,barmen çocukla baya muhabbeti kurduk.o gece denemediğim kokteyl kalmadı diyebilirim :D sonra tabi çocuğa hayat hikayemi falan anlatmışım.çocuk da 4 yıldır Türkiye'de yaşıyomuş o yüzden tam anlamamış falan :D sonra sen bi asıl bana bi asıııll hemen tüydüm başka bi yere geçtim.orda da bi alman geldi,o bana hayat hikayesini anlattı.o kadar berbat bi ingilizcesi vardı ki konuşmamızdan tek aklımda kalanlar facebooka karşı olduğu,sigarayı bıraktığı ve tekrar benim yaşımda olmak istediği falan.tam biz konuşurken karamel aradı 'Bodruma gitmişken takılmaca yapmadan dönme.zaten hayatında aylardır kimse yok' dedi.içimden dedim 'beyler kız haklı'.ancak şöyle bi sorun var ki ben önceki yıllarda 4 yıllık seviyeli bir beraberlik yaşamış olduğumdan takılmaca falan yapmamışım.kriterleri bilmiyorum yani :D baktım almana 'bunun gideri yok' dedim.sonra barmen çocuğa baktım allah için yakışıklı diye düşündüm ama,o da sonuçta barmen olmaz.o gece dedim romantik senden bişey olmaz git monoton monoton tatilini yap,otelin nimetlerinden faydalan,sonra dön bursaya.

ben böyle umudu kesmişken ertesi gün güneşlenmek için iskeleye giderken yanımda yunan heykeli gibi bi çocuk gördüm.tatilde olduğumuz zaman ramazana tekabul ettiğinden mütevellit türk değildir diye düşündüm iki dakika sonra çocuğu unuttum zaten.serinlemek için bişeyler almaya gittim bi ara.bi baktım yunan heykeli yanımda.nerden konu açtı hatırlamıyorum ama bi şekilde bana laf attı ordan oraya baya konuştuk ettik.önceki gün beni barda gördüğünü,çok iddalı gözüktüğümü,arkadaşlarıyla benim nereli olduğumu tahmin etmeye çalıştıklarını falan söyledi.nası oldu bilmiyorum ama bi şekilde bunla biz kankaya bağladık.çok kafa çocuk çıktı.yani anladım ki yaz aşkı falan yaşayamam ben :D neyse ama en azından arkadaş olduk ve tatilimizin geri kalanını birlikte geçirdik.

Sonra bi gün ben yunan heykeline fal bakarken,istanbullu bi kadınla ve çocuğuyla tanıştık.aradaki nesil farkına rağmen baya iyi anlaştık kadınla.bu arada çocukları sevmediğimden dolayı,sadece 16 yaş üstünü kabul eden bi otelde kalıyodum.kadının 13 yaşındaki çocuğu o otele nası sızmış bilmiyorum.ama veleti bi görseniz bi tatlı bi tatlı... küçücük yaşına rağmen derin düşünen,kendine inanılmaz güveni olan,yakışıklı bişey böyle.küçük behlül diyelim biz ona.iki üç gün sonra biz yunan heykeliyle denize giderken küçük behlül'ü bilardoya bıraktık.bi rus amcayla oynuyomuş.bi ara önlerinden geçmişim.rus amca benim için 'çok güzel kız ama o kadar gülümsedim hiç pas vermedi' demiş küçük behlüle.tabi bunu ingilizce söylemiş.behlül de sinirli bi şekilde dönüp türkçe 'çünkü o türk 'demiş :D (Yunan heykelinin arkadaşları anlattı bunu da)velet beni nası sahiplenmişse artık :D abla diyodu zaten.neyse sonra akşam bara geçtiğimde öğrendim ki alman da her yerde beni arıyomuş.orda çalışanlara falan soruyomuş(H)

yani takılmaca falan yapamasam da en azından egom tavan yapmış bi şekilde ayrıldım otelden.hayır bi de şey ilginç,normalde o kadar özen gösteririm kendime bu kadar talep görmem,bodrum'da bildiğin makyajsız halimle oldu bunların hepsi.Bundan sonra makyaj süs püs olaylarından elimi eteğimi çekip kendimi doğallığa falan mı versem naapsam.ya da en olmadı bodruma yerleşeyim...
RomantiKomedi

30 Ağustos 2010




Kararımı hemen hemen vermiş durumdayım.Eğer yapmayı göze alabilsem çok olumlu sonuçları olabilir ama döndüğümde herşeyi aynı bulamamaktan korkuyorum.


Koskoca 8 ay ve Amerika...


Ben şanslıydım.Herkese kolay kolay güvenmesem de,kendimi düşünmeden teslim edebileceğim insanlar oldu hep hayatımda.Hiç kendimi düşünmek zorunda kalmadım.Belki bu şanssızlıktır bilemiyorum.Bu durumun değişmesi için güzel bi fırsat aslında ama,Amerika bu ya Avrupa değil ki yani.


Karar vermek için zamanım çok kısıtlı.Şu zamana kadar karar vermiş olucağımı düşünüyodum ama sandığım kadar kolay değilmiş.Tüm sevdiklerim İstanbul'da.Birkaç eksik dışında...Kalbim kal diyo mantığım git...Kime danışsam aynısını söylüyo zaten.


Kafam karışık yani dostlar.Hayatımda bir kez olsun mantığımı dinlesem diyorum ama sonra da şu ana kadar duygularımla hareket etmenin de bi zararını görmediğim geliyo aklıma.


18 yaşındaysanız ve elinizde birden fazla güzel seçenek varsa hayat çok zor :P


RomantiKomedi

23 Ağustos 2010

Sır

Aklımdakini yapmaktan korkuyorum.Sadece üzerinde çok fazla düşünmezsem yapabilirim.Gerekli onayları aldım.Eğer kendimden emin olursam,herkesin oldukça şaşıracağı çok radikal bi karar almış olucam.Her an her şey olabilir.Ama olmayadabilir :)
RomantiKomedi

20 Ağustos 2010

Rakı-mangal..


bir ay önce falandı galiba..Sınıf arkdaşımız Macırın evi boşmuş Rakı-mangal yapmaya gittik..evleri de havuzlu mavuzlu bikinilerimizi de aldık güneşlenmek için..RomantiKomedi ve ben..Tosun Macır Babyface ve Poligon da vardı..

eve gittik güneşlendik bikaç saat bahçede..sonra mangalı yaktı Poligon..cız bız Rakı falan..damar müzikler şarkılar türküler kopmacalar..neyse bahçeden eve geçelim dedik..evin tavan arasına bir teras var.tavan arası dediğime bakmayın ev saunalı falan..tavan arası da digiturklü klimalı dehşet ayçiçeği tarlası manzaları biyer..herkes tutturdu ben tavan arasında yatıcam bilmemne derken..terasa aldık yatak yorgan orda yattık yatmak denirse hiç uyumadık..RomantiKomedi biraz fena oldu yine..Poligonla kahve yaptık içtik kendimize geldik..napalım napalım derken Tosun film izleyelim dedi tamam dedik indik salona..zaten bir ses sistemi var evde sinemadan farksız 100bilmemkaç ekran plazma..neyse film İŞARETLER..Tosunun bayıldığı bir film..abartılcak nesi varsa..film bitene kadar işte film şimdi başlıyor..işte film şimdi baladı diye son sahnesine kadar söylendi durdu..son sahnede adamın uzaylıyı vurmasında bir gaza geldi ki sormayın..DELİKANLI ADAMMIŞ..ADAM DEDİĞİN BÖYLE OLUR..UZAYLIYI YERLE BİR ETTİ..bilmemne..sanki gerçek hayat..film bitti geri terasa çıktık..hırsızlardan uğursuzlardan konuşurken..saat olmuş 3-4 Macır bir yanımda yatıyor öteki yanımda Babyface..karşımda Tosunla RomantiKomedi yatıyorlar..Macır yanımda uyuyor..Tosun sordu Babyface şimdi şu retasın tentesinde uzaylı gelse naparsın delikanlı gibi söyle.Babyface ağzını açmadan..Macır bir hışımla yanımdan ayağa kalkıp Orrrrossspu çocuğu der tokatı basarım valla dedi..ve demesiyle yerlere yatmamız bir oldu..sabahladık falan neyse..

acıktık ama etlerle içkiler sigara falan 200 tl tutmuş..son paramız 20 tl.iki paket sigara kahvaltılık bişeyler alıcaz falan..ekmek falan aldık sosis mosis..sonra film izleyelim dedi biri..bu sefer PEARL HARBOR..izlemez olaydık ordaki kızın orospuluğumu kalmadı kaşarlığımı adamın pezevenkliği mi aralarında kakterlere saydıryorlar..neyse film bitti..dedik güneşlenelim..bikinileri giydik Tosuna dedim biz güneşlenmeye gidiyoruz..CVP:siktrin gidin:D:D

Neyse indik bahçeye güneşelniyoruz..Avukattan Doktordan konuşuyoruz falan..yukarıdan bir litre su..üstümüze..şakaya bak..gerçi çok terlemiştik..bizim de işimize geldi..aynı işlemi birkaç kere tekrar ettiler ama ne onlardan bir gülme sesi ne bizden bir şaşırma sesi..sessizlik ve su sesi sadece..iki tarafta hiçbirşey olmamış gibi..sanki onlar susunca biz kimin yaptığını bilmicekmişiz gibi..bi de ilk suyu attılar en üst kattan..balkonun altınada güneşlenmeye başaldık su gelmesin diye..hiç üşenmeden ilk kata inip ordan da attılar..su getir desen mutfaktan getirmezle..

bir gece birlikte kaldık diye bizi kızdan saymamaya başladılar iyice sonra toplarladıar gerçi alkolün etkisi geçince..hayatımda uzun zamandır bukadr çok gülmemiştim..ama biryandan da anladım bunları uzaktan seviceksin yanı evde kalınca boku çıkıyor..
Karamel...